Türkiye ve Çin Arasındaki İşbirliği İmkanları

Çin Ülke Programı
İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin sürdürülebilir ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulabilmesi için, 2006 yılının başından itibaren çalışmalar başlatılmıştır. Bu çerçevede ihracatımızın arttırılması, ithalatımızın ise iki ülkenin ilgili makamları tarafından yapılan ortak çalışmalar çerçevesinde
yönlendirilmesi ve yatırımlar, turizm, müteahhitlik hizmetleri, ulaştırma ve kredi ilişkileri başta olmak üzere, çeşitli ekonomik işbirliği çalışmaları ile ticaret açığının belirli bir ölçüde dengelenmesini öngören bir “Çin Ülke Programı” uygulanmaktadır.

Bu amaçla iki ülke arasında yoğun üst düzey siyasi ve teknik görüşmeler ile ticareti geliştirici faaliyetler gerçekleştirilmiştir.

İlk aşamada, Çin’in önemli ticaret merkezlerine (Pekin, Şanghay, Guangzhou, Xiamen) genel nitelikli ticaret heyetleri düzenlenmiş, benzeri şehirlerde düzenlenen önemli genel ve sektörel nitelikteki fuarlara milli katılım sağlanmış ve pek çok fuara da firmalarımızın bireysel katılımları desteklenmiştir. Aynı şekilde, Çin’e bölgesel bazda ticaretimizin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da Urumçi’ye düzenlenen ticaret heyeti ile başlamıştır. 2009-2010 döneminde bu çalışmaların devam ettirilmesi planlanmaktadır.

Ayrıca, Çin Ticaret Bakanlığı’nın desteği ile Çin’den genel ve sektörel nitelikteki alım heyetlerinin ülkemize gelerek alım yapmaları sağlanmıştır.

Çin Ülke Stratejisi kapsamındaki çalışmalar sadece ticari faaliyetler ile sınırlı kalmamış, ortak yatırımlar başta olmak üzere ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla pek çok faaliyet düzenlenmiştir.

Üst Düzey Ziyaretler
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, 24-29 Haziran 2009 tarihleri arasında Pekin, Xian, Shenzen ve Urumçi’yi kapsayacak şekilde Çin Halk Cumhuriyeti’ne (Çin) resmi bir ziyaret gerçekleştirmiştir.

Ziyaret sırasında, Sayın Cumhurbaşkanımıza, Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan ve İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay’ın yanı sıra, Türk-Çin Parlamentolar arası Dostluk Grubu üyesi 7 milletvekili, Dışişleri ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları Müsteşarları, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı, TCDD Genel Müdürü, Kayseri Valisi, İzmir ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanları başta olmak üzere, bir çok üst düzey bürokratın yer aldığı bir resmi heyet ve TOBB, TİM, DEİK, İTO, İZTO, Konya Ticaret Odası, MÜSİAD, TÜSİAD Başkan / Yönetim Kurulu Başkanlarının yer aldığı 100’den fazla işadamı iştirak etmiştir.

Ziyaret sırasında; Sayın Cumhurbaşkanımız, Pekin’de Çin Devlet Başkanı Hu Jintao, Çin Başbakanı Wen Jiabao ve Ulusal Halk Meclisi Başkanı Wu Bangguo ile görüşmeler gerçekleştirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız, 24 Haziran 2009 tarihinde ziyarete katılan işadamlarımız ile bir toplantı düzenlemiş, 25 Haziran 2009 tarihinde ise Pekin’de düzenlenen ve her iki ülkenin üst düzey işadamlarının ve şirket yöneticilerinin katılım sağladığı çalışma öğle yemeğine başkanlık etmiştir. 26
Haziran 2009 tarihinde de her iki ülkenin işadamlarının katıldığı “Türk-Çin İş Forumu”nda bir konuşma gerçekleştirmiş ve TÜSİAD ve Çin’de yerleşik “European Union Chamber of Commerce” yetkilileri ile bir araya gelmiştir.

Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan, 28 Ağustos – 1 Eylül 2009 tarihlerinde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Özel Elçisi olarak, Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Wen Jiabao’ya sözlü mesajını iletmek, Uluslararası Urumçi Fuarı’nı ziyaret etmek ve üst düzey temaslarda bulunmak üzere, Pekin ve Urumçi’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmiştir.

Söz konusu ziyarette Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan Çin Başbakanı, Dışişleri Bakanı, Ticaret Bakanı, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Sincan-Uygur Özerk Bölgesi Valisi ile ikili görüşmelerde bulunmuştur.

Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan, Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti (Çin) Karma Ekonomik ve Ticaret Komitesi (KEK) 16. Dönem Toplantısında Türk heyetine başkanlık etmek üzere 24-27 Eylül 2009 tarihlerinde Çin’i ziyaret etmiştir. Sayın Çağlayan Çin’de bulunduğu süre zarfında, Çin Başbakan Yardımcısı, Şanghay Belediye Başkanı ve Çin Eximbank Başkanı ile ikili görüşmeler gerçekleştirmiştir.

Söz konusu KEK Toplantısı sırasında, İkili Ticari ve Ekonomik İşbirliğinin Genişletilmesi ve Derinleştirilmesine İlişkin Çerçeve Anlaşması paraflanmış ve Altyapı, Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Alanında İşbirliğinin Artırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Ayrıca, KEK Toplantısı esnasında Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ile Çin Kalite Yönetimi, Denetim ve Karantina Genel İdaresi (AQSIQ) arasındaki Komitenin üçüncü toplantısı gerçekleştirilmiştir.

Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan beraberindeki özel sektör heyeti Karma Ekonomik ve Ticaret Komitesi Toplantısı öncesinde, 25 Eylül 2009 tarihinde Şanghay’da düzenlenen Türk-Çin İş Forumuna katılarak bir konuşma yapmıştır. Ayrıca, Sayın Bakan bu şehirde yerleşik büyük şirketlerin CEO’ları ile öğle yemeğinde bir araya gelerek temaslarda bulunmuştur.

Öte yandan, söz konusu KEK Toplantısı öncesinde, 26 Eylül 2009 tarihinde Pekin’de Asya-Pasifik Ticaret Müşavirleri Yıllık Toplantısı düzenlenmiş, bölge ülkelerinde görev yapan Türk Ticaret Müşavirlerinin katılım sağladığı anılan Toplantıya Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan başkanlık etmiştir.

Ayrıca, Çin Ticaret Bakanı Sayın Chen Deming beraberindeki özel sektör heyeti ile Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan’ın davetlisi olarak, 6-9 Ocak 2010 tarihinde Türkiye’ye yönelik bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Anılan ziyaret sırasında konuk Bakan, 7 Ocak 2010 tarihinde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmiş, ayrıca Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan ve Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım ile görüşmelerde bulunmuştur. Konuk Bakan programı çerçevesinde 8 Ocak 2010 tarihinde İstanbul’da “Türkiye-Çin Ticari, Ekonomik ve Yatırım İşbirliği Forumu”na katılım gerçekleştirmiştir. Anılan Forum kapsamında Sayın Bakanların katılımıyla Çinli firmalar ile Türk muhatapları arasında yaklaşık 520 milyon ABD Doları tutarında alım sözleşmeleri imzalanmıştır.

Söz konusu ziyaret sırasında, Bank of China Başkan Yardımcısı ve beraberindeki heyet, 7 Ocak 2010 tarihinde Ankara’da TCMB Başkanı ve BDDK Başkanı ile Çin Uluslararası Müteahhitler Birliği (CHINCA)’nden bir heyet 6 Ocak 2010 tarihinde Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Türkiye Müteahhitler Birliği ile, 7 Ocak 2010 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile temaslarda bulunmuştur.

Ayrıca Çin Komünist Partisi Politbüro Daimi Komitesi Üyesi Sn. Li Changchun (Başbakan Yardımcısı düzeyinde ve devlet protokolünde 5. sıradadır), Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sn. Ali Babacan’ın davetlisi olarak 14-17 Nisan 2010 tarihlerinde ülkemizi ziyaret edecektir.

Vize Uygulamaları
Vize Uygulamaları (Çin): Umuma mahsus pasaport hamilleri vizeye tabidir. Resmi Pasaport hamilleri anılan ülkeye yapacakları bir aya kadar ikamet süreli seyahatlerinde vizeden muaftır.

Vize Uygulamaları (Türkiye): Resmi pasaport hamilleri 30 gün süreyle vizeden muaftır. Umuma mahsus pasaport hamilleri vizeye tabidir.

İki ülke arasında son dönem zarfında ticari ve ekonomik ilişkilerde yaşanan gelişmeler nedeniyle, ticari ve yatırım amaçlı vize isteyen Türk ve Çin vatandaşlarına gerekli her türlü kolaylığın gösterilmesinin ve vize prosedürünün kolaylaştırılmasının teminine yönelik karşılıklı olarak çalışmalar yapılmaktadır.

Bu çerçevede, 25 Mart 2009 tarihinde Pekin’de iki ülkenin ilgili makamlarının katılımı ile “Ortak Vize Çalışma Grubu Toplantısı” gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu toplantıda Türk tarafı, işadamlarımıza uzun süreli ve çok girişli vize verilmesi ve vize temin süresinin kısaltılması hususlarını gündeme getirmiş olup, Çin tarafı ise, Türkiye’de yatırım yapan Çin firmalarının istihdam ettikleri Çin vatandaşları için çalışma vizesi almada yaşanan güçlüklerin önlenmesi hususunu gündeme getirmiştir.

Turizm
Türkiye, sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra, tarihi ve kültürel mirası ile dünyanın en önemli turizm cazibe merkezlerinden birisidir. Çin ile derinleşen ticari ilişkilerin, turizm alanında da sağlanabilmesini ve Çin’li turistlerin ülkemizi ziyaret etmesini teminen ülkemizin Çin “Resmi Turizm Güzergahı” statüsünü haiz olabilmesi için 2001 yılında imzalanan Mutabakat Zaptı başta olmak üzere çeşitli anlaşmalar imzalanmış olup, 2002 yılında Pekin’de açılan Turizm Ofisi, ülkemizin tanıtım ve reklam faaliyetlerini yürütmektedir. Tanıtım ve reklam faaliyetlerinin devamlılığının yanı sıra, sivil havacılık alanında atılacak ortak adımlar turizm potansiyelinin değerlendirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir.

2008 yılı itibariyle Çin’in yurtdışı turizm harcamaları 28,8 milyar dolara yükselmiştir. Aynı yıl, Çin’in turizmden elde ettiği gelir ise 42 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Yurtdışına çıkan Çinli turistler, diğer Uzakdoğu ülkeleri turistlerinde olduğu üzere, deniz turizminin yanı sıra, kültür turizmine de büyük önem vermektedir.

Çin’in bu büyük potansiyelini değerlendirmek amacıyla ülkemiz çeşitli çalışmalar yürütmektedir. İki ülke arasında 09/05/1991 tarihinde Pekin’de Turizm İşbirliği Anlaşması imzalanmıştır.

14/12/2001 tarihinde ise, ülkemizin Çin Resmi Turizm Güzergahı Statüsüne haiz olabilmesi için bir Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Söz konusu Mutabakat Zaptı, 01.04.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Mutabakat Zaptı uyarınca, Çin Ulusal Turizm İdaresi Başkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, belirlemiş oldukları seyahat acentelerinin listelerini birbirlerine iletmişlerdir.

Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2002 yılında ülkemizin Çin’deki tanıtım, reklam ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin koordinasyonunun etkin bir şekilde yürütülebilmesi için Pekin’de bir Turizm Ofisi açmıştır.

Diğer taraftan, ülkemize gelen Çin’li turist sayısı, 2000 yılında 21 570 kişi iken 2008 yılında 61 882 kişi olarak gerçekleşmiştir.

Enerji
Enerji sektörü, ülkelerin kalkınma politikaları içinde hayati önem arz eden stratejik bir alan niteliğindedir. Sahip olduğu jeo-stratejik konum ile bölgede “enerji koridoru” haline gelen ülkemiz ile ABD’den sonra dünyanın en büyük ikinci enerji tüketicisi ve birinci enerji üreticisi olan Çin ile kömür işletmeciliği, baraj ve hidro-elektrik santral yapımı ve içme suyu konusunda teknik işbirliği mevcuttur. Ayrıca son dönemde yapılan üst düzey ziyaretler ile nükleer enerjinin yanı sıra, yenilenebilir enerji alanında da işbirliği yapma hususu gündeme gelmiş olup, bu konuda iki ülke makamları arasında çalışmalar sürdürülmektedir.

Çin, dünyanın ABD’den sonra en büyük petrol ürünleri tüketicisidir. Diğer taraftan, 16 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervine de sahiptir. Çin’in enerji ihtiyacı, dünya toplam talebinin üçte birini oluşturmaktadır. Ülkenin petrol ihtiyacı, 2025 yılında, günlük 14,2 milyon varile ulaşacaktır. Hükümet, enerji verimliliğinin %20 arttırılmasına yönelik çalışmalar yapmaktadır. Çin, ayrıca, Kazakistan, Venezüella, Sudan, Irak, İran, Peru, Angola ve Azerbaycan başta olmak üzere, yurtdışında da petrol arama ve çıkarma projeleri yürütmektedir. Ülkenin 80 trilyon metreküplük kanıtlanmış doğal gaz rezervi de bulunmaktadır. Çin, ayrıca, dünyanın en büyük kömür rezervine sahip ülkesi konumundadır.

Türkiye ile Çin arasında, kömür işletmeciliği, baraj ve hidro-elektrik santral yapımı ve içme suyu konusunda teknik işbirliği mevcuttur.

Ayrıca, son dönemde yapılan üst düzey ziyaretlerde ve görüşmelerde iki ülke arasında nükleer enerjinin yanı sıra, yenilenebilir enerji (rüzgar, güneş) alanında da işbirliği yapılabileceği hususu gündeme gelmiştir.

Ülkemiz Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çin arasında imzalanması öngörülen “Nükleer Enerjinin Barışçıl Kullanımına İlişkin Anlaşma” taslağı Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Çin tarafına iletilmiş, Çin tarafının nihai görüşü beklenmektedir.

Madencilik
Sanayinin temel girdilerini üreten bir sektör olarak madencilik sektörünün kalkınmakta olan ülkeler için büyük önemi haizdir. Ülkemizde madencilik sektöründe 50’nin üzerinde farklı maden ve mineralin üretildiği ve Çin’e yapılan ülkemiz ihracatının büyük bölümünün maden, mineral ve doğal taşlar olduğu dikkate alındığında, iki ülke arasında madencilik alanında ortak yatırımların artırılması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca, yeraltı kömür işletmeciliği, temiz kömür teknolojileri elde edilmesi hususlarında proje, mühendislik ve müşavirlik alanlarında ortak bilimsel toplantılar düzenlenmesinin iki ülke yatırımcıları açısından yararlı olacağı düşünülmektedir.

Madencilik alanında ortak yatırımların artırılması amacıyla Çinli firmaların ülkemizde bor, krom, bakır, mermer üretimi başta olmak üzere, madencilik alanında yatırımlarının arttırılması imkanı araştırılacaktır.

Yeraltı kömür işletmeciliği ve cihazları temiz kömür teknolojileri, kömürün gazlaştırılması ve sıvılaştırılması teknolojileri, kömürden metan gazı elde edilmesi hususlarında proje, mühendislik ve müşavirlik konularında karşılıklı destek sağlanabileceği, ortak bilimsel toplantılar (konferans, seminer, çalıştay v.b.) düzenlenebileceği, karşılıklı ihalelere katılımın sağlanması hususunda çalışmaların sürdürülebileceği düşünülmektedir.

Müteahhitlik
Bilindiği üzere, Türkiye ve Çin dünyanın önde gelen müteahhitlik hizmetleri sağlayan ülkeleridir. Türk firmaları 54 milyar ABD Doları son 3 yılda olmak üzere bugüne kadar yurt dışında yaklaşık 150 milyar ABD Doları iş üstlenmişlerdir. Türk firmalarının üstlendikleri işlerin büyük kısmı Orta Doğu, Kuzey Afrika ve BDT ülkelerindedir.

İki ülke firmaları üçüncü ülkelerdeki projelerdeki önemli birer rakip konumundadırlar. Ancak, özellikle finansman ve teknoloji teminli projelerde, Türk ve Çin müteahhitlik firmaları arasında, “rekabet yerine işbirliği” ilkesi çerçevesinde özellikle, Afrika, Ortadoğu, Orta Asya, Kafkasya ve Balkanlarda ortak iş yapılması gündeme getirilmelidir.

Çin firmalarının çok uygun koşullu finansman ve/veya ileri teknoloji temin etmek suretiyle ülkemizdeki büyük çaplı ulaştırma ve enerji projelerine girmeleri olumlu görülmektedir. Ancak, söz konusu projelerde Çin’in bu finansmanı sadece Çin’den ihraç edilecek makine ve ürünlere değil, projenin tümüne veya büyük bir kısmına sağlaması, Türkiye’deki inşaat işlerinde mutlaka Türk firmaları ile çalışmaları gerekmektedir. İşveren kuruluşlarımızca standartların tespiti ve kontrolünde gerekli hassasiyetin titizlikle gösterilmesi ve istihdam konusunda bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yabancı eleman çalıştırma konusunda gerekli sınırlayıcı kural ve uygulamalardan geri adım atılmaması önem arz etmektedir.

Bu çerçevede, üçüncü köprü, Ankara-Sivas, Ankara-İzmir hızlı tren projeleri ve diğer önemli altyapı projelerinde benzer işbirliği yapılması hususunda girişimler söz konusudur.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması planlanan metro inşaatlarında da Çin ve Türk firmalarının ortaklık yapması ve Çin’in finansman desteğinin alınması gündemdedir.

Shenyang kentinde FİBA Holding tarafından yapılan AVM örneğinde olduğu üzere, Çin’de Türk firmaları tarafından yapılacak projelere de Çin’in finansman dahil olmak üzere, destek vermesi hususu gündeme getirilmelidir.

Ulaştırma
İki ülke arasında tüm ulaştırma modlarında ve lojistik altyapısında işbirliği yapılması, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır.

Çin’in uygun koşullu kredi sağlamak suretiyle ülkemizdeki büyük çaplı demiryolu projelerine iştiraki olumlu görülmekte ve bu konuya büyük önem atfedilmektedir.

Çin ile Türkiye arasında doğrudan konteynır seferlerin sayısının arttırılması da navlun ücretlerinin ve teslim sürelerinin azalmasını sağlayacağından üzerinde önemle durulması gereken bir diğer husustur. Bu çerçevede ilgili özel sektör kuruluşlarının da katılımıyla bir değerlendirme toplantısı düzenlenmesi yararlı olacaktır.

Hava Ulaştırması
Türkiye ile Çin arasındaki ilk Hava Ulaştırması Anlaşması 14 Eylül 1972 ‘de imzalanmış olup, 11 Aralık 1986, 25 Mart 1997, 19 Ağustos 1998 ve 24 Mart 2009 tarihli Mutabakat Zabıtları ile güncellenmiştir.

Sefer yapılacak noktalar Türkiye’de İstanbul, Çin’de ise Pekin, Şanghay ve Shenzen olarak belirlenmiş, ara noktalar Türkiye için Bişkek ve Almatı, Çin tarafı için ileride belirlenecek iki nokta olarak kararlaştırılmışken, ileri noktalar ise Türkiye için Tokyo, Çin için ise tayin edilecek havayollarının tercih edeceği, Kuzey Amerika sınırlarında olmamak kaydıyla, ileri iki nokta şeklinde belirlenmiştir. Mevcut Anlaşma çoklu tayine imkan tanımakla beraber, sefer yapılacak hatlarda tayin edilen havayollarına kapasite sınırlaması getirmemektedir.

Her ülkenin havayolu/havayolları haftada İstanbul-Pekin v.v. veya İstanbul-Şanghay v.v. hatlarında haftada en fazla 7 frekans olmak üzere toplamda haftada 10 frekans tarifeli yolcu ve 4 frekans tarifeli kargo seferleri düzenleme hakkına sahiptir. Üçüncü ülke uçakları ile yapılan wet-lease operasyonlarının iki seneyi aşamayacağı yönünde bir kısıtlama getirilmiştir. 5. trafik hakkı, Türkiye için Bişkek-Pekin arasında, Çin için birisi Amsterdam diğeri henüz belirlenmemiş olmak üzere iki ileri nokta olarak karara bağlanmıştır. 3. taraf olmaksızın Kod Paylaşımı maddesi mevcut olup 30 Aralık 1996 tarihinde imza edilmiş Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması sivil havacılık faaliyetlerini kapsamına almıştır.

Türkiye’den THY, Çin tarafından ise (Çin Havayollan ile Jade Cargo International tarifeli seferler yapmak üzere tayin edilmişlerdir. 2009 Kış Tarife Döneminde, Türk Hava Yollan İstanbul-Pekin-İstanbul hattında haftanın 1., 2., 4., 5. ve 7. günleri günde birer frekans, İstanbul-Şanghay-İstanbul hattında ise haftanın 2.,3.,5.,6., ve 7. günleri günde birer frekans olmak üzere toplamda haftalık 10 frekans tarifeli yolcu seferleri gerçekleştirmiştir. Buna karşın, Çin Havayolları uçuş gerçekleştirememekteyken, Jade Cargo International ise Şanghay-İstanbul (Atatürk)-Amsterdam-Şanghay hattında haftanın 5. ve 7. günleri günde birer frekans olmak üzere toplamda haftalık 2 frekans tarifeli kargo seferleri düzenlemektedir.

THY, ayrıca, Çin’de fuar merkezi haline gelen Guangzhou şehrinin iki ülke arasındaki trafiği ve ticareti doğrudan etkilemesi nedeniyle, Hava Ulaştırma Anlaşmasına eklenmesi ve THY’nin Guangzhou’ya da sefer yapma hakkının tanınmasını istemektedir.

İki üke arasında 1998 yılında imzalanmış olan Müzakere Zaptına istinaden Çin tarafından tayin edilecek taşıyıcılara tanınmış olan 5. trafik haklı (5. Trafik hakkı: Uçağın kayıtlı olduğu devletten, başka bir devlette bulunan yolcu, yük ve postayı trafik hakkını veren devlete taşımak ve yine bu devletten aldığı yolcu, yük ve postayı üçüncü ülkelere götürebilme hakkıdır. Yani, kendi ülkesinde başlamak veya sona ermek kaydıyla bir ülke havayolunun diğer iki ülke arasındaki trafiği taşıma hakkıdır.

Bu uygulama karşımıza üç şekilde çıkabilir:
a) Geri noktalardan Antlaşmalı Devlete taşıma,
b) Ara noktalardan Antlaşmalı Devletlere taşıma
c) Antlaşmalı Devletlerden ileri noktalara taşıma sefer yapma hakkının, Türk menşeli taşıyıcılar açısından aynı koşullarda bir hakka tekabül etmediği bu sebeple ülkemizin ticari menfaatlerinin sağlanması çerçevesinde revize edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Çin menşeli taşıyıcılara Çin çıkışlı seferlerden İstanbul ötesinden Kuzey Amerika hariç kendilerince seçilecek iki noktaya/ ya da metindeki muğlaklıktan dolayı iki nokta arasından seçilecek yalnızca bir noktaya 5. trafik yapma hakkı tanınmış olmasına rağmen, Türk menşeli taşıyıcılara Türkiye çıkışlı seferlerden Pekin noktasına Pekin-Bişkek-Pekin arasında 5. trafik yapma hakkı tanınmıştır.

Kara Ulaştırması
İki ülke arasında Kara Ulaştırması Anlaşması bulunmamaktadır. Türkiye’nin ve Çin’in içinde bulunduğu coğrafyadaki karayolu altyapısının, özellikle Central Asia Regional Economic Cooperation -CAREC ve benzeri girişimler ile daha da geliştirilmesi sürecine paralel olarak, söz konusu anlaşmanın imzalanmasına yönelik görüşümüz ve taslak metin Çin makamlarına iletilmiştir. Bununla birlikte, 2009 yılı Eylül ayında Pekin’de yapılan KEK 16. Dönem Toplantısı teknik görüşmeleri sırasında, Çin tarafınca, Kara Ulaştırması Anlaşmalarının uygulamada sadece komşu ülkelerle imzalandığı ifade edilmiştir.

Demiryolu Ulaştırması
Demiryolu alanında ise, son dönemde ülkemizde gerçekleştirilen demiryolu projelerine Çinli firmaların ilgisi giderek artmaya başlamıştır.

Bu çerçevede, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamındaki Köseköy-Vezirhan (Kesim-I) ile Vezirhan-İnönü (Kesim-II) yapım işleri, Türk-Çin konsorsiyumu olan “CRCC-CMC-Cengiz İnşaat-IC İçtaş İnşaat Konsorsiyumu”na %100 dış kredili olarak ihale edilmiştir.

Ayrıca, Çin ihraç ürünlerinin alternatifli bir şekilde Akdeniz’e intikalini sağlamak üzere, “Pekin-Mersin Tren Projesi” üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.

Mersin’in, Çin Halk Cumhuriyeti ve Orta Asya ürünlerinin Akdeniz’e çıkışı için en kısa yol olduğu mesajının kamuoyuna duyurulması amacıyla, 14-17 Ekim 2008 tarihlerinde Mersin’de gerçekleştirilen Lojistik ve Transport Fuarına eş zamanlı olarak Urumçi-Mersin arasında bir deneme konteynır treni planlanmış ancak, o tarihlerde Çin’de yaşanan deprem ve olimpiyatlar nedeniyle bu proje ileri bir tarihe ertelenmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti; düşük maliyetli ve süratli alternatif ulaştırma güzergahlarına ilgi duyduklarını çeşitli platformlarda dile getirmiş ve Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT) tarafından davet edildikleri toplantılarda, 2002 yılında ülkemizden seferleri başlatılan İstanbul-Tahran-Aşkabat-Taşkent-Almatı konteynır treninin Çin`e uzatılması konusundaki isteklerini ifade etmişlerdir.

İstanbul-Almatı konteynır treninin Urumçi’ye uzatılması ve Urumçi-İstanbul arasında bir deneme seferi gerçekleştirilmesi konusu 05 Kasım 2009 tarihinde Astana’da gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT) Demiryolu Komitesi 3. Toplantısı gündeminde de görüşülmüş ve Kazakistan delegasyonu Çin’in bu projeye duyduğu ilgiyi ifade etmiştir.

Ülkemiz ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında demiryolu taşımacılığının başlatılması ve Asya ile Avrupa arasındaki demiryolu koridorlarının gelişimine yön vermesi açısından söz konusu projenin gerçekleştirilmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir Bu çerçevede, 14-15 Ekim 2008 tarihlerinde Mersin’de gerçekleştirilen ve Çin Demiryolları Bakan Yardımcısı başkanlığındaki bir heyetin katılım sağladığı “Mersin-Dış Ticaret Lojistiği Konferansı” sırasında konuyla ilgili ön görüşmeler yapılmıştır.

Esasen, iki ülke arasında tüm ulaştırma modlarında ve lojistik altyapısında işbirliği yapılması, ikili ticaretin gelişiminin yanı sıra, Türkiye ve Çin’in dünya ticaretinden aldığı payın daha da artmasına önemli katkılar sağlayacaktır.

Kaynak: Dış Ticaret Müsteşarlığı, IGEME   |   Editör: DijitalPort.com

Çin’in Türkiye ile Ticareti